‘İlişki Problemleri’ Kategorisi için Arşiv

Depresif anne-babanın hasta çocuğu

Perşembe, 20 Mart 2008
BBC - LONDRA - İngiltere `nin Rochester Üniversitesi `nde yapılan bir araştırma, endişeli ve depresif anne-babaların çocuklarının daha sık hasta olduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda stresle bağışıklık sisteminin aktifliği arasında güçlü bağlantılar buldu. Araştırmada 169 çocuk ve ebeveynleri üç yıl boyunca takip edilirken, anne-babalardan çocuklarının hastalıklarını kaydetmeleri ve altı ayda bir psikiyatrik değerlendirmelere girmeleri istendi. Sonuçta, daha yüksek `duygusal stres` altında bulunan ebeveynlerin çocuklarının diğer çocuklara oranla çok daha fazla hastalandığı ortaya çıktı. Ayrıca, stresli anne-babalara sahip çocukların kanında daha fazla bağışık hücre bulunduğu görüldü. Bilim insanlarına göre kayıtları ailelerin tutmasına izin vermek sonuçları etkilemiş olabilir fakat gene de sonuçlar, aile içi stresin çocuk sağlığı üzerinde büyük etkisi olduğuna işaret ediyor. Bristol Üniversitesi `nden Dr. David Jessop ise, "Bence çocuklar bunlarla baş edebilecek kadar kuvvetli. Bu yüzden anne-babalar sonuçları fazla kafasına takmamalı" diyor.

Dikkat! Belki siz de hastasınız...

Salı, 22 Ocak 2008
Boğazınız tıkanıyor, kalbiniz hızlı mı atıyor? Ülkemizdeki 4.5 milyon kişi, ölüm korkusu, nefes alamama hissi, panik nöbetleri gibi psikolojik rahatsızlıklar yaşıyor Bunların 3.5 milyonunu da kadınlar oluşturuyor. Ama tedavi olmak için profesyonel yardım alanların çoğu erkek. Psikolojide uzun süreli endişe hali olarak tanımlanan anksiyete yani bunaltı bozuklukları yaşayanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Türkiye'de sosyal anksiyete, yaygın bunaltı bozukluğu, obsesif, kompülsif bozukluk, panik bozukluğu, agorafobi ve özgül fobi olarak adlandırılan hastalıklara yakalanan toplam 4 buçuk milyon insan bulunuyor. Bunun 3 buçuk milyonunu ise kadınlar oluşturuyor. Toplumun yüzde 7'sinde görülen bu hastalıklar, kişilerin sosyal hayatlarını da etkiliyor . Anksiyeteye yakalananlar sürekli ölüm korkusu yaşadıkları için eve kapanıyor. Bir ortama girmeyi başaranların ise önce elleri titriyor, yüzleri kızarıyor. KORKMAYIN, YÜZLEŞİN Kalbin hızlı çarpması, nefes alamama, boğazda tıkanıklık hissi, ölüm korkusu bu psikolojik bozuklukların en önemli belirtileri arasında sayılıyor. Kadının sosyal ortama girememesi ise herhangi bir konuda fobi oluşturmasının en büyük etkeni. Hacettepe Üniversitesi "nden psikiyatr Prof. Dr. Cengiz Kılıç , erkeklerin kadınlardan daha fazla sosyal ortamda bulunmalarının, hastalıklarını fark etmelerine imkan sağladığını ifade etti. Kılıç , "Kadınlar yaşadıklarını günlük endişe hali olarak tanımlıyorlar. Dolayısıyla sorunlarını içlerinde yaşıyorlar. Genelde profesyonel yardım alanlar ise erkekler. Korkularınızla yüzleşirseniz bu hastalıklardan kurtulursunuz" diyor. Kaynak : Diplomat Haber

Kleptomani kadınlarda daha fazla görülüyor

Salı, 22 Ocak 2008
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Çalıyurt, kleptomanin kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğünün ortaya çıktığını belirterek, ''kleptomani kadınlarda 2-3 kat daha fazla görülüyor'' dedi. Doç. Dr. Çalıyurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kleptomanin, ''çalmaya karşı olan dürtülere karşı direnç gösterememe veya direnç göstermede zorluk yaşanan bir bozukluk'' olduğunu söyleyerek, kleptomaninin toplumdaki yaygınlığının tam olarak bilinmediğini söyledi. Kleptomaniklerin sosyal ve mesleki olarak önemli ölçüde yetersizlikler yaşadığını belirten Çalıyurt, bu bozukluğu yaşayan bireylerin evde veya iş yerlerinde sıklıkla çalma dürtülerinin zamansız ortaya çıkması nedeniyle işlerini ve konsantrasyonlarını engelleyen durumlarla karşılaştığını söyledi. Kleptomanide çalmaya karşı oluşan dürtülerin kişisel kullanım için gereksinilmeyen veya parasal maddi değeri olmayan nesnelere yönelik olduğunu ifade eden Çalıyurt, şunları kaydetti: ''Kleptomanisi olan bireyler hırsızlık davranışı öncesinde bir gerginlik yaşarlar ve bu gerginlik sürekli artış gösterir. Süreç ilerledikçe ve hırsızlık eylemi oluşunca kleptomanik bireyler eylemden haz alma, doyum sağlama duygusu yaşarlar ve rahatlama süreci başlar. Mağaza hırsızları içerisindeki bir grup, kleptomani nedeniyle hırsızlık yapmaktadırlar.'' Çalıyurt, kleptomaninin tedavisi mümkün bir psikiyatrik bozukluk olduğunu belirterek, kleptomanisi olan bireylerin bu durumu gizlemek ve saklamak yerine bir psikiyatriste başvurarak çözüm aramalarının en doğru davranış olacağını sözlerine ekledi. Kaynak : AA